TESKOMB DERGİ

T E S K O M B   D E R G İ

EYLÜL
2006
 
    TESKOMB ANASAYFA   |   DERGİ ANASAYFA  |   İLETİŞİM   |    ARŞİV 
içindekiler
Editörden
Başyazı
** Türkiye'den ve dünyadan kısa kısa...
** Ramazan'da TESKOMB'un İftar Konukları
** Ramazan'da TESKOMB Halk Bankasının İftar Konuğuydu
** TESKOMB AK Parti Milletvekillerini Ağırladı
** TESKOMB Yozgatlı Dernekler Federasyonu ve Ankara Bölge Birliğini Ağırladı
** TESKOMB Genel Başkanı A.Kadir AKGÜL Kırşehir'de AHİLİK KAFTANI giydi
** Makale / Zülfikar Doğan : Allah'ın askerleri ile devirden devire
** EKONOMİ / Yabancı Yatırımcıdan Türkiye'ye ilgi
** Makale / Veli Özdemir : Siyasetin süpriz gündemi TEZKERE
** Gündem / Gazilerimizi Şükranla Anıyoruz
** Makale / Salih Çetinkaya : Gaziler Günü
** Gündem / RAMAZAN
** Makale / Hakan Yüksek : Esnaf sanatkar ve KOBİ'ler açısından BASEL-2 uygulamaları
** Makale / Adnan Akgünel : 5 Yıldızlı Dram 30 Dolara her şey dahil!
** Gündem / 11 Eylülün Ardından
** Makale / Metin Özkan : Buradan Bakınca
** Esnaf Köşesi / Bir Baston Ustası : Tuncay Usta
** Gazi / Fatih'in Çeşm-i Cihanı AMASRA
** Nostalji / Gülsemin Şahin : Limoncu Dede
** Esnaf Hikayeleri / Fehmi Çalmuk : Oğlum Baba!
** Eğlence / Değişen Sizin Kalbiniz
** Pratik Bilgiler / Usülsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
** Sağlık / İlk Yardım Hayat Kurtarır
** Basında TESKOMB
** Atatürk Köşesi
** Şiir / Hüseyin Akpınar : Unutma

MAKALE / Meclis Notları...



Veli Özdemir
Gazeteci - Yazar

 

SİYASETİN SÜPRİZ GÜNDEMİ

TEZKERE

 

Siyasetin bu yaz beklenenden sıcak geçeceğini tahmin etmiştik. Ancak İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonu ve bunu izleyen süreçte Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin tezkerenin siyasetin gündemini alt üst edeceğini biz dahil hiç kimse öngörmemişti. Evet siyasetin sürpriz gündemini tezkere oluşturdu. Bu AK Parti iktidarının tezkereyle ikinci ve en önemli sınavı oldu.

İlkinde Başbakan, Abdullah Gül'dü. Parti lideri de Recep Tayyip Erdoğan'dı. Ak Parti Meclis Grubu ise serbest bırakılmıştı. AK Parti lideri Erdoğan tezkerenin geçmesine dönük ağır bir politika izlemesine karşın, dönemin Başbakanı Abdullah Gül aynı çizgide değildi. Ve AK Parti grubu kamuoyunun baskısı, parti içindeki bu dengelerin de etkisiyle 1 Mart tezkeresini reddetti. Bu aslında bazı çevreler için sürpriz olmamıştı. Özellikle diplomatik çevrelerde böyle bir beklenti hakimdi. Hatta o dönem konuştuğumuz bazı diplomatlar, dönemin Başbakanı Abdullah Gül'ün, Erdoğan'ın tüm ısrarına rağmen tezkereye karşı olumsuz tutumunu ve tezkerenin geçmeyeceğine dönük beklentilerini başkentlerine rapor olarak geçmişlerdi bile. Ve sonuç kamuoyu açısından sürpriz olmuştu ama onlar açısından beklenen bir         durumdu. 1 Mart tezkeresi geçseydi ne olurdu, Türkiye ne kazanırdı, ne kaybederdi? Bunları tartışmak artık bir varsayımdan ibaret olur. Bunu tarih elbette yazacak artısı ve eksisi ile...

AK Parti iktidarı şimdi ikinci bir tezkere sınavı verdi. Bu kez Başbakan, Recep Tayyip Erdoğan; Abdullah Gül ise Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı. Burada sadece hükümette görevler değişmiş gibi gözükmüyor, aynı zamanda tezkere konusunda hükümetin tutumunda da bir teknik ve netlik ortaya çıkıyor. Hem Başbakan hem de Dışişleri Bakanı aynı doğrultuda tezkerenin çıkması konusunda hemfikirdi. Tabi ki parti içinde bazı dengelerin ve isimlerin tutumlarına karşın tezkere sorun yaratmadı. Asıl önemlisi tezkere sürecinden sonra Türkiye'nin bölgede izleyeceği politika ve Lübnan'daki Türk birliğinin görevinde Birleşmiş Milletler kararının çizdiği çerçevede bir kazanın yaşanmaması. Eğer Birleşmiş Milletler kararına karşın Türk birliği Lübnan'da küçük de olsa bir çatışmanın içine girerse bu durum Türkiye'de siyasi dengeleri alt üst edecektir. Dengelerin alt üst olmasının siyasi sonuçlarını şu an itibariyle kimse hesaplayamıyor.  Türkiye, bu sürpriz gündemin dışında zaten önemli bir siyasi süreç             yaşıyor. Genelkurmay Başkanlığı atamasına ilişkin kriz beklentileri boşa çıktı. Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimi ve tabi ki genel seçim bulunuyor. Türk siyasetinde tezkere görüşmeleri ve tezkerenin sonuçları hep sıcak gelişmelere gebe olmuştur. Bunun için geçmişteki tezkere sonuçlarının iç siyasete dönük etkileri bir kez daha hatırlanmalı. Ancak buna karşın Türkiye uluslararası ilişkilerinde hep iç kamuoyu ve siyasi dengelere göre mi karar verecek, yoksa büyük ve güçlü devlet olmanın gereğini mi yerine getirecek? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan burada ikinci yolu seçti. Bölgede büyük ve güçlü devlet olmanın gereğini yerine getirecek siyasi bir strateji izledi. Tezkere öncesi bütün kanallarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bunun altını özenle çizdi. Şüphesiz ki bu tezkerenin iç siyasete yansımasını hesap etmiştir ancak, iç siyaset dengelerinde önüne çıkabilecek tüm olumsuz sonuçlara karşın bu kararı alması konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın daha cesur bir adım attığını söyleyebiliriz. Umarız Başbakanın bu kararı Türkiye'yi dünyada ve sıcak bir sürecin yaşandığı bölgemizde daha etkin ve güçlü bir noktaya getirir. Kamuoyunun beklentisi de bu yönde.

 

TÜRKİYE’NİN TESKERE İLE SINAVI

Turgut Özal'ın Kerkük ve Musul'a tankları yürütme planını yaptığı günlerden bugüne tezkere, Türk siyasetinin gündemine 14 kez girdi. Hükümetin Lübnan'a asker gönderme izni istediği TBMM, gelen 14 tezkereden 12'sini kabul etti.

Anayasa'nın “Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin” başlıklı 92'nci maddesi uyarınca, yetki TBMM'de bulunduğu için, hükümet hazırladığı tezkere ile Meclis'ten yetki istiyor. TBMM'nin bu yetkiyi nasıl kullanacağı ise İçtüzüğün “Silahlı kuvvet gönderilmesi veya kabulü” başlıklı 130'uncu maddesinde düzenlenmiş durumda.

Son yıllarda tezkere denince, Irak Savaşı nedeniyle, “Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için Hükümet'e yetki verilmesine” ilişkin 58. Hükümet döneminde verilen 25 Şubat 2003 tarihli Başbakanlık tezkeresi akıllara geliyor. Bu tezkere, TBMM Genel Kurulu'nda 1 Mart 2003'te reddedilmesine karşın, 1990'dan 2003'e kadar tam 13 tezkere Meclis'e sunulmuş ve bunlardan 12'si kabul edilmişti.

Lübnan tezkeresi ise 14'üncü sırayı almış oldu.

Sonuncusu 7 Ekim 2003'te Meclis'ten geçen son 12 tezkere ve ilgili TBMM karar sayısı ve tarihleri şöyle:

-12 Ağustos 1990 (Karar No: 107): Güvenliğimizin sağlanması için Silahlı Kuvvetlerin yurt içinde ve dışında kullanılmasına izin verilmesi hakkında karar.

-5 Eylül 1990 (Karar No: 108): Körfez Krizi Sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına, bu kuvvetlerin kullanılmalarına izin verilmesine dair karar.

-17 Ocak 1991 (Karar No: 126): Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına, bu kuvvetlerin kullanılmalarına izin verilmesine dair karar.

-10 Aralık 1992 (Karar No: 204-205): Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine izin verilmesine dair kararlar.

-20 Ekim 1997 (Karar No: 487): El-Halil'e (Filistin) Türkiye tarafından askeri personel gönderilmesi konusunda hükümetin yetkili kılınmasına ilişkin karar.

-10 Nisan 1997 (Karar No: 492): Türk Silahlı Kuvvetlerinin Arnavutluk'a gönderilmesi hususunda Hükümetin yetkili kılınması için, Anayasa'nın 92'nci maddesine göre izin verilmesine dair karar.

 -25 Temmuz 1998 (Karar No: 587): Türk Silahlı Kuvvetlerinin Arnavutluk'a gönderilmesi hususunda Hükümetin yetkili kılınması için Anayasa'nın 92'nci maddesine göre izin verilmesine dair karar.

-13 Ekim 1998 (Karar No: 596): Kosova Krizi ile ilgili Çokuluslu Güç'e katılmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesine izin verilmesi hakkında karar.

-10 Ekim 2001 (Karar No: 722): Sürekli Özgürlük Harekatı ve devamının icrası kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi, yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının Türkiye'de bulunması konusunda Anayasa'nın 92 ve 117'nci maddeleri uyarınca Hükümete izin verilmesine ilişkin karar.

-6 Şubat 2003 (Karar No: 759): Türkiye'deki Askeri Üs ve Tesisler ile Limanlarda Gerekli Yenileştirme, Geliştirme, İnşaat Ve Tevsi Çalışmaları ile Altyapı Faaliyetlerinde Bulunmak Amacıyla, Amerika Birleşik Devletlerine Mensup Teknik ve Askeri Personelin 3 Ay Süreyle Türkiye'de Bulunmasına İzin Verilmesine İlişkin Karar (Irak Savaşı)

-20 Mart 2003 (Karar No: 763) Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak'a Gönderilmesine; Bu Kuvvetlerin Gerektiğinde Belirlenecek Esaslar Dairesinde Kullanılmasına ve Muhtemel Bir Askeri Harekat Çerçevesinde Yabancı Silahlı Kuvvetlere Mensup Hava Unsurlarının Türk Hava Sahasını Türk Makamları Tarafından Belirlenecek Esaslara ve Kurallara Göre Kullanmaları İçin Gerekli Düzenlemelerin Yapılmasına, Anayasanın 92'nci Maddesi Uyarınca 6 Ay Süreyle İzin Verilmesine Dair Karar. (Irak Savaşı)

-7 Ekim 2003 (Karar No: 782): Türk Silahlı Kuvvetlerinin Güvenlik ve İstikrara Katkı Yapmak Amacıyla Irak'a Gönderilmesine; Bu Kuvvetlerin Görev ve Kullanılmasına İlişkin Gerekli Düzenlemelerin Hükümet Tarafından Yapılmasına Anayasa'nın 92'nci Maddesi Uyarınca Bir Yıl Süreyle İzin Verilmesine Dair Karar.”





TESKOMB©2004