TESKOMB DERGİ

T E S K O M B   D E R G İ

EYLÜL
2006
 
    TESKOMB ANASAYFA   |   DERGİ ANASAYFA  |   İLETİŞİM   |    ARŞİV 
içindekiler
Editörden
Başyazı
** Türkiye'den ve dünyadan kısa kısa...
** Ramazan'da TESKOMB'un İftar Konukları
** Ramazan'da TESKOMB Halk Bankasının İftar Konuğuydu
** TESKOMB AK Parti Milletvekillerini Ağırladı
** TESKOMB Yozgatlı Dernekler Federasyonu ve Ankara Bölge Birliğini Ağırladı
** TESKOMB Genel Başkanı A.Kadir AKGÜL Kırşehir'de AHİLİK KAFTANI giydi
** Makale / Zülfikar Doğan : Allah'ın askerleri ile devirden devire
** EKONOMİ / Yabancı Yatırımcıdan Türkiye'ye ilgi
** Makale / Veli Özdemir : Siyasetin süpriz gündemi TEZKERE
** Gündem / Gazilerimizi Şükranla Anıyoruz
** Makale / Salih Çetinkaya : Gaziler Günü
** Gündem / RAMAZAN
** Makale / Hakan Yüksek : Esnaf sanatkar ve KOBİ'ler açısından BASEL-2 uygulamaları
** Makale / Adnan Akgünel : 5 Yıldızlı Dram 30 Dolara her şey dahil!
** Gündem / 11 Eylülün Ardından
** Makale / Metin Özkan : Buradan Bakınca
** Esnaf Köşesi / Bir Baston Ustası : Tuncay Usta
** Gazi / Fatih'in Çeşm-i Cihanı AMASRA
** Nostalji / Gülsemin Şahin : Limoncu Dede
** Esnaf Hikayeleri / Fehmi Çalmuk : Oğlum Baba!
** Eğlence / Değişen Sizin Kalbiniz
** Pratik Bilgiler / Usülsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
** Sağlık / İlk Yardım Hayat Kurtarır
** Basında TESKOMB
** Atatürk Köşesi
** Şiir / Hüseyin Akpınar : Unutma

MAKALE



Adnan Akgünel
Gazeteci-Yazar-Yorumcu



5 YILDIZLI DIRAM



Beş yıldızlı oteller furyası ve tatil köyleri modası başladığı yıllarda ülkemize havayolu ile gelen turistler bu tesisleri dolduruyordu. O günlerde uçaklardan inen turistleri hiçbir yer göstermeden doğruca otele, tatil köyüne götüren hem turizm şirketlerini hem tesis yöneticilerini uyarıyorduk; "Yapmayın, turisti hapseder gibi götürmeyin, bu yörelerin esnafı var, sanatkarı var, yöresel ve özgün halısı, kilimi, balı çeşitli reçel ve benzeri ürettikleri gıda ürünleri var. Birkaç parça da onlar satış yapsın. Çarşıları da gezdirin." Kulaklarını tıkadılar, direttiler, inatlaştılar. Havaalanı, otel, tatil köyü üçgeninde önce kendi yörelerinin esnaf sanatkarı ile üretim yapan küçük yerleri bitirdiler. Üstüne üstlük, iş yapamayan esnaf mecburen borç harç tatil köyleri ile otellerde küçücük dükkanları, mağazaları yüksek kira ve hava paraları ödeyerek kiraladı. Bu günlere gelindiğinde bakıyoruz işler kötü. Hesapsız yapılan yatırımların faturasını önce birer birer yok olan yöre esnafı, sanatkarı ve küçük üretici ödedi, şimdi de büyük tesisler ödüyor. Beş yıldızlı oteller, 30-40 dolara her şey dahil oda satıyor. Fiyatlar bu kadar ucuz olunca bir çok seçkin turist bazen düşük kaliteden şikayetçi oluyor, Bazen de her şeyi iyi bulduğu halde çok ucuza pazarlanan tesislerdeki müşteri profilinden şikayetçi oluyor. Beş yıldızlı bir otelde Avrupa'daki bir fabrikanın üst düzey yöneticisinin işçisiyle beraber aynı yerde beraber tatil yaptığını düşünürseniz bu şikayetlerin pek de haksız olmadığını daha iyi anlarsınız.

Antalya'da beş yıldızlı otel enflasyonu yaşanmasından ve yukarıda anlattığımız sebepler nedeniyle Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Ahmet Barut da şikayetçi. Turist sayısının artmasına karşın turizm gelirleri artmıyor. Deniz kum ve güneşin yanı sıra doğayı, kültürü de pazarlamak gerekiyor. Son yıllarda zengin turistlerin gözde sporu golf ise bu alanda lokomotiflik yapabilir.



Koçoğlu'nun uyarısı

Hürriyet'ten Süleyman Demirkan, "Turizmci işadamının feryadı: Bedavaya gidiyoruz dostlar" başlığı ile nefis bir haber yapmış. İki adet beş yıldızlı, Manavgat, Uludağ ve KKTC'de dört yıldızlı otelleri bulunan aynı zamanda da TİSK Başkanvekili olan Şükrü Koçoğlu'nun sektöre dönük uyarıları ve samimi itirafları "Beş Yıldız" olayındaki sorunların hangi noktalara geldiğine ışık tutuyor.

"Türkiye ucuz turizm ülkesi imajımızı istesek de 20 yıl, bir nesil silemeyiz" diyen Koçoğlu'nun feryadı şöyle: "Dünyanın en modern turizm tesisleri, akvaryum gibi denizleri, herkese hitap eden mutfağı bizde, ama 5 yıldızlı otellerimizin enflasyonu var. Sanki imarethane gibi çalışıyorlar. Hoyratça, bilinçsizce saldırıyoruz. Ama hep bindiğimiz dalı kesiyoruz. Ne olur doğayı kıyıları -ben de dahil yok ederek kimse otel yapmasın. Turist, denizden o koyları doğal olarak görmek istiyor. Manavgat, Titreyen Göl Mevkiinde dört yıldızlı otelim var, şimdi "Keşke yapmasaydım" diyorum. Ben de salaş yerleri özlüyorum. Sahillerin tamamını turizme açmak en büyük yanlış olur. Yunan Adaları'na gidince ufak butik otellerin doğayla bütünleştiklerini görürsünüz. Ama bizde çok büyük oteller yarışı oldu ve hâlâ da devam ediyor. Devletin koordinatörlüğünde yatırımcılar, tur operatörleri ve ilgili kuruluşlar derhal harekete geçmeli. Birkaç yıl sonra altın kaplama yapsak turist yine gelmeyecek. Bizde odam boş kalmasın diye son dakika satışı çok yapılıyor. Herkes günü ve cebi düşünüyor. Birçok müteahhit, turizmci oldu. Asıl mesleği turizm olanlar bu işi yapsa, sorunlar bu boyutlara varmazdı. Bir imarethane gibi çalışıyor."

Biz yıllar önce beş yıldızlı oteller ve tatil köylerinin yöneticilerini ve turcuları esnaf sanatkar konusunda uyarıp rica etmiştik "Yapmayın, bu kesimin yok olmasına göz yummayın; küçük şeyleri onlar satsın; kibriti sigarayı, balı, siz satmayın; turistlere çarşı turları düzenleyin" demiştik. Ama şimdi öldük bittik diye ağlaşan, ekonominin vahşi kurallarını esnafa da uygulayıp onların erimesine neden olan beş yıldızlar şimdi kendilerini de 'her şey dahil' rendesine kurban etmiş durumdalar. Doğayı katlederek, koyları yok ederek, küçük esnafı bitirerek, mütevazı insanlara küçücük mutlulukları çok görerek beş yıldızları kurduk. Kurduk ama sayın Koçoğlu'nun söylediği gibi keşke beş yıldızların da enflasyonunu çıkarmasaymışız.



HERŞEY DAHİL
YA ESNAF

 Turistik bölgelerde esnafın belini büken uygulamaların başında her şey dahil uygulaması bulunuyor. Bu uygulama ile otellerde, konaklamadan beslenmeye kadar her şey tek fiyat ve paket olarak satılıyor. Daha önce uygulanan oda, kahvaltı, yarım pansiyon ve tam pansiyon sistemlerinin yerine kahvaltı, öğlen ve akşam yemekleri, gece yemekleri, ara öğünler, yerli-yabancı sıcak/soğuk içecekler, spor aktiviteleri ve müşterilerin ihtiyaç duyabilecekleri diğer tüm aktiviteler ve hizmetlerin fiyata dahil ediliyor.  Bu fonksiyonları ile uygulama, özellikle “ucuz tatil” yapmak isteyen pek çok turist için oldukça avantajlı. Türkiye'ye neredeyse parasız gelen turistler, bütün harcamalarını otel içinde yapıp, bütün vakitlerini otel içinde geçiriyorlar. Bu durumdan en çok etkilenen kesim de esnaf oluyor. Bölgelerdeki çarşı esnafı, turistlerin tesislerin dışına fazla çıkmamasından ve dışarıda yeterince harcama yapmamalarından yakınıyor.

Her şey dahil uygulaması son dönemlerde ülkemizde çok yönlü tartışmaya açılırken, sistemin yararlı mı, zararlı mı olduğu konusunda görüş ayrılıkları var. Uygulama, başta esnafa ve Türk turizmine verdiği zararlar olmak üzere,  hizmet kalitesi noktasında da eleştirilere uğruyor. Uygulamayı savunanlar, durumu tüketici taleplerinin karşılanması ile gerekçelendirirken, sistem sayesinde rekabet gücümüzün arttığı ve pek çok turistin ülkemize çekildiğini ifade ediyorlar. Uygulamayı sektöre vurulmuş en büyük darbelerden biri olarak görenler ise  sistemin daha fazla yayılması durumunda turizmde  yeni ve aşılması güç bir kriz ortamının meydana gelebileceği inancında. Buna göre, sistemi uygulamakta olan otelde kalan turistlerin alışveriş için çarşıya inmemeleri sonucu, otellerdeki yüksek ölçüdeki doluluk, alışveriş hayatına yansımıyor.

İlk başlarda bazı ülkelerde tüketicilere tatilde değişik spor etkinliklerini fiyatın içinde sunan bir sistem olarak ortaya çıkan ve dünyaya Jamaika'dan yayıldığı söylenen her şey dahil uygulaması, kısa süre içinde özellikle İngiliz Tur Operatörleri tarafından benimsendi ve ülkemizdeki çok sayıdaki turistik işletmede de uygulamaya konuldu. Uygulama  son yıllarda yaygınlık kazanmakla birlikte, kısa süre içinde pek çok otel bu sisteme geçti. Oteller, doluluk oranlarını arttırabilmek amacıyla, genellikle yabancı tur operatörleriyle düşük fiyatlarla anlaşarak her şey dahil sistemini uygulamaya başladı.




TESKOMB©2004