TESKOMB DERGİ

T E S K O M B   D E R G İ

EYLÜL
2006
 
    TESKOMB ANASAYFA   |   DERGİ ANASAYFA  |   İLETİŞİM   |    ARŞİV 
içindekiler
Editörden
Başyazı
** Türkiye'den ve dünyadan kısa kısa...
** Ramazan'da TESKOMB'un İftar Konukları
** Ramazan'da TESKOMB Halk Bankasının İftar Konuğuydu
** TESKOMB AK Parti Milletvekillerini Ağırladı
** TESKOMB Yozgatlı Dernekler Federasyonu ve Ankara Bölge Birliğini Ağırladı
** TESKOMB Genel Başkanı A.Kadir AKGÜL Kırşehir'de AHİLİK KAFTANI giydi
** Makale / Zülfikar Doğan : Allah'ın askerleri ile devirden devire
** EKONOMİ / Yabancı Yatırımcıdan Türkiye'ye ilgi
** Makale / Veli Özdemir : Siyasetin süpriz gündemi TEZKERE
** Gündem / Gazilerimizi Şükranla Anıyoruz
** Makale / Salih Çetinkaya : Gaziler Günü
** Gündem / RAMAZAN
** Makale / Hakan Yüksek : Esnaf sanatkar ve KOBİ'ler açısından BASEL-2 uygulamaları
** Makale / Adnan Akgünel : 5 Yıldızlı Dram 30 Dolara her şey dahil!
** Gündem / 11 Eylülün Ardından
** Makale / Metin Özkan : Buradan Bakınca
** Esnaf Köşesi / Bir Baston Ustası : Tuncay Usta
** Gazi / Fatih'in Çeşm-i Cihanı AMASRA
** Nostalji / Gülsemin Şahin : Limoncu Dede
** Esnaf Hikayeleri / Fehmi Çalmuk : Oğlum Baba!
** Eğlence / Değişen Sizin Kalbiniz
** Pratik Bilgiler / Usülsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
** Sağlık / İlk Yardım Hayat Kurtarır
** Basında TESKOMB
** Atatürk Köşesi
** Şiir / Hüseyin Akpınar : Unutma

MAKALE

BURADAN BAKINCA

Metin Özkan
Tercüman Gazatesi
Ankara Temsilcisi
SKY TÜRK Programcısı

Geçmiş yılların aksine  sıcak yaz günlerinde yoğun gündem maddeleriyle boğuşan Türkiye'yi sonbahar ve kış aylarında daha hareketli günler bekliyor. Türkiye'nin iç ve dış politikada birçok zorlu sınavı başarıyla vermesi gerekiyor. Aksi halde ülke ekonomisinin iç ve dış siyasette yaşanacak tartışmalardan ve çatışmalardan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor.

 

Geçmiş yılların aksine  sıcak yaz günlerinde yoğun gündem maddeleriyle boğuşan Türkiye'yi sonbahar ve kış aylarında daha hareketli günler bekliyor. Türkiye'nin iç ve dış politikada birçok zorlu sınavı başarıyla vermesi gerekiyor. Aksi halde ülke ekonomisinin iç ve dış siyasette yaşanacak tartışmalardan ve çatışmalardan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Öyle ki tek haneli rakamları gören enflasyonun tekrar çift haneye ulaştığı, faizlerin yükseldiği bir dönemde, ekonominin ateşini kontrol altında tutmak büyük önem taşıyor. Böyle bir dönemde ekonomiyi korumak adına hükümetin, IMF ve AB çapasına sarılmak dışında bir seçeneği bulunmuyor. Öncelikle 5'inci gözden geçirme için Türkiye'ye gelen IMF heyetinin genel seçimler nedeniyle “rota” dışına çıkılmayacağı konusunda ikna edilmesi gerekiyor. Ayrıca AB'ye tam üyelik sürecinin Türkiye tarafından “ağırdan alındığı, ihmal edildiği” eleştirilerinin gündeme getirildiği bir dönemde, hükümetin AB'ye de güven tazelemesi zorunlu görünüyor.

Sonbahar ve kış aylarında Türkiye'yi etkileyecek en önemli konulardan biri iç siyaset olacak. Meclis'in açılmasıyla birlikte hareketlenecek iç siyaset, özellikle AKP ve MHP'nin büyük kongreleriyle iyiden iyiye alevlenecek. 2006 yılında başlayan cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmalarının eylül ayı itibariyle ritim kazanması bekleniyor. Buna bir de 2007 yılında yapılacak genel seçim tartışmaları eklendiğinde siyasi arenada tansiyon yükselecek. Seçimlerin yaratacağı endişe, ekonomi çevrelerinde şimdiden tartışılıyor. Son dönemde konuşulmaya başlanan “seçimler öncesinde yüzde 10 barajının aşağıya çekilmesi” beklentisi, çok parçalı iktidarı yeniden gündeme getireceği için ekonomistleri endişelendiriyor. Diğer endişe ise hükümetin oy kaygısıyla seçim yatırımlarına yönelmesi. Memurlarla pazarlık noktasında işi sıkı tutan hükümetin, birçok konuda seçim yatırımı yapacağı düşünülüyor. Bunların arasında KEY hesaplarının seçimler öncesinde ödenmesinin yolunun açılması için yapılan hazırlıklar, İmar Bankası off-shor- zedelerine eylül başı itibariyle ödemelerin yapılacak olması sayılabilir. 5'inci gözden geçirme nedeniyle Türkiye'ye gelen IMF'nin de bu konuda kaygıları olduğunu söylemek de fayda var. Daha önce SSK ve Bağ-Kur prim borçlarının affı, yapısal reformların gecikmesi gibi birçok konuda IMF'ye verdiği sözleri tutmayan hükümetin, şimdi de TMO'nun yapacağı fındık alımlarını anlatması gerekecek. İktidara geldiği günden bu yana çiftçi kesimiyle barışmak için çaba sarf etmeyen hükümetin, TMO'nun fındık alımı yolunu açan görev tanımıyla ilgili düzenlemede, diğer ürün alımlarını da mümkün kılan tanımı getirmesi “seçimler öncesinde mali disiplin bozulacak” kaygılarını şimdiden artırdı bile.

Bu arada ekonominin tansiyonunu düzelten faktörlerden biri olan AB çapasının gevşetilmesi de kaygı yaratıyor. Özellikle uzun süredir gevşetilen AB çapasının, ekim ayı içerisinde açıklanacak olan İlerleme Raporu öncesinde sıkıştırılması büyük önem taşıyor. Devlet Bakanı Ali Babacan'ın Hazineyle birlikte AB ilişkilerini götüremediği eleştirilerinin ayyuka  çıktığı bir dönemde, yeni bir görev dağılımının gündeme geleceği ileri sürülüyor. Özellikle de AB konusunda yeterince vakit ayıramadığı gerekçesiyle Babacan ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'n arasının açıldığının gözlenmesi, “Hazine ile başmüzakerecilik” görevlerinin ayrılacağı iddialarını iyiden iyiye artırıyor.

Diğer bir gelişme ise tırmanan terör olayları. Yaşanan can kayıpları dışında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yapılan yatırımların durması, mevcut yatırımlara kilit vurulması ve turizmin darbe yemesi nedeniyle terörle mücadele konusunda Türkiye'nin ciddi kararlar alması bekleniyor. Lübnan'a asker gönderilmesi konusunun gündemi meşgul etmesi nedeniyle “sınır ötesi harekat” tartışması şimdilik unutulmuşa benzese de, yeni Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ yaptıkları konuşmayla PKK ile mücadelenin kızışacağı işaretlerini veriyor.

Hükümet ile memurun toplu görüşmelerde sonuca ulaşamaması da ekonomiyi etkileyecek gelişmeler arasında yer alıyor. Özellikle Uzlaşma Kurulu'nun çalışmalarında sonuç alınamaması ve memurların eyleme başlamasıyla birlikte siyasi arenada yeni bir çatışmaya daha sahip olunacak. Bu da piyasaları olumsuz yönde etkileyecek. Enflasyon yine baş kaldıracak. Önümüzdeki günlerde enflasyonun yurtiçinde dövizin ve talebin seyrine göre, yurtdışında ise global likitide koşullarında ortaya çıkabilecek gelişmelere göre değişiklik yapılması bekleniyor. Okulların açılması ve sebze ve meyve fiyatlarının her yıl olduğu gibi 2006 eylülünde de artacağı gibi etkenlere dikkat çeken uzmanlar, bu trendin kış aylarına doğru kontrol altına alınabileceği görüşünde. TÜFE'nin yıl sonunda yüzde 10-11 aralığına oturacağı tahmin ediliyor.

Merkez Bankası faiz artışlarına ara verse bile eylül ayında faizlerin düşmesi beklenmiyor. Hazinenin eylül ayında 2006 yılının en büyük itfasına hazırlanması, faizlerin düşmeyeceğinin işaretini veriyor.




TESKOMB©2004