TESKOMB DERGİ

T E S K O M B   D E R G İ

EYLÜL
2006
 
    TESKOMB ANASAYFA   |   DERGİ ANASAYFA  |   İLETİŞİM   |    ARŞİV 
içindekiler
Editörden
Başyazı
** Türkiye'den ve dünyadan kısa kısa...
** Ramazan'da TESKOMB'un İftar Konukları
** Ramazan'da TESKOMB Halk Bankasının İftar Konuğuydu
** TESKOMB AK Parti Milletvekillerini Ağırladı
** TESKOMB Yozgatlı Dernekler Federasyonu ve Ankara Bölge Birliğini Ağırladı
** TESKOMB Genel Başkanı A.Kadir AKGÜL Kırşehir'de AHİLİK KAFTANI giydi
** Makale / Zülfikar Doğan : Allah'ın askerleri ile devirden devire
** EKONOMİ / Yabancı Yatırımcıdan Türkiye'ye ilgi
** Makale / Veli Özdemir : Siyasetin süpriz gündemi TEZKERE
** Gündem / Gazilerimizi Şükranla Anıyoruz
** Makale / Salih Çetinkaya : Gaziler Günü
** Gündem / RAMAZAN
** Makale / Hakan Yüksek : Esnaf sanatkar ve KOBİ'ler açısından BASEL-2 uygulamaları
** Makale / Adnan Akgünel : 5 Yıldızlı Dram 30 Dolara her şey dahil!
** Gündem / 11 Eylülün Ardından
** Makale / Metin Özkan : Buradan Bakınca
** Esnaf Köşesi / Bir Baston Ustası : Tuncay Usta
** Gazi / Fatih'in Çeşm-i Cihanı AMASRA
** Nostalji / Gülsemin Şahin : Limoncu Dede
** Esnaf Hikayeleri / Fehmi Çalmuk : Oğlum Baba!
** Eğlence / Değişen Sizin Kalbiniz
** Pratik Bilgiler / Usülsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
** Sağlık / İlk Yardım Hayat Kurtarır
** Basında TESKOMB
** Atatürk Köşesi
** Şiir / Hüseyin Akpınar : Unutma

GEZİ / AMASRA



FATİH’İN ÇEŞM-İ ÇİHANI
AMASRA

 

Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet, Lalası ve diğer Saray erkanı ile birlikte avlanmak üzere Amasra'ya gelmiş. Çadırlarını kurmak üzereyken gördükleri bu manzara, Fatih Sultan Mehmet'i çok etkilemiş. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet lalasına dönerek “Lala, Lala, Çeşm-i Cihan bu mu ola?” demiş. “Çeşm-i Cihan”, dünyanın gözü, göz bebeği demekmiş. Yani Fatih Sultan Mehmet bu manzaranın dünyada bir eşinin daha olamayacağını düşünerek buraya, “Çeşm-i Cihan”  adını vermiş.

 

Karadeniz'in ev sahipliği yaptığı yemyeşil doğanın içinde, kıvrıla kıvrıla inen yolun sonunda eşsiz manzarasıyla birden karşınıza çıkar Amasra. Eşsiz bir manzaradır zira Osmanlı'nın ünlü padişahı Fatih Sultan Mehmet bile Amasra'yı gördüğünde büyülenmiş ve buraya “dünyanın göz bebeği” anlamına gelen “çeşm-i cihan” adını vermiştir. Rivayet şöyledir: “Fatih Sultan Mehmet, Lalası ve diğer Saray erkanı ile birlikte avlanmak üzere Amasra'ya gelir. Çadırlarını kurmak üzereyken gördükleri bu manzara, Fatih Sultan Mehmet'i çok etkiler. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet lalasına dönerek “Lala, Lala, Çeşm-i Cihan bu mu ola?” der. “Çeşm-i Cihan”, dünyanın gözü, göz bebeği demektir. Yani Fatih Sultan Mehmet bu manzaranın dünyada bir eşinin daha olamayacağını düşünerek buraya, “Çeşm-i Cihan” adını verir.” Karadeniz eteklerine saklanmış bir kıyı beldesi olan Amasra, masmavi denizi ve yemyeşil doğası ile bu adı hak etmiştir gerçekten de...

3000 yıla yaklaşan tarihi ve Batı Karadeniz'in güzel doğasının bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu şirin belde, Anadolu'da tarihle doğanın güzelliklerinin bir araya geldiği diğer pek çok kent gibi dinlendirici bir tatil imkanı sunar. Geçmişinde zengin doğasına bağlı olarak ürettiği orman ürünleri ve denize kıyısı olması nedeniyle ticari açıdan sivrilen kent, bu nedenle pek çok devletin ilgisini çekmiş ve tarih boyunca çeşitli kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Kısacası Türkiye'nin Karadeniz Bölgesindeki cennet köşelerinden Amasra, doğası ve ticaretin yoğun olarak yapıldığı dönemlerden kalma eserleriyle sizi bekliyor.

 

Deniz ve balık...

Özellikle Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde yaşayanların kaçış yeri olarak bilinir Amasra. Hem bu büyükşehirlere yakın olması hem de eşsiz bir doğaya sahip olması Amasra'yı turistik olarak da büyük bir çekim merkezi haline getirmiştir. Öyle ki Temmuz ve Ağustos aylarında, Amasra'da da en az Ege ve Akdeniz'de olduğu kadar insan kalabalığı görmek mümkündür. Üstelik Amasra misafirlerini en iyi şekilde ağırlayacak bir kapasiteye de sahiptir. Bölge yerlilerinin çoğu yaz aylarında evlerini pansiyona dönüştürür ve geçimini bu şekilde  sağlar. Ev tarzı bu pansiyonlarda kalmak istemeyenler için harika deniz manzarası eşliğinde konaklanabilecek  onlarca temiz ve güzel otel de mevcuttur tabi.

Pansiyona dönüştürülmüş evleri kadar balık restoranları ile de ünlü olan  Amasra'da denize nazır bir manzara eşliğinde çekilen enfes bir balık ziyafetinin tadına doyum olmaz. Bu ziyafeti yaşatan balıkçıları ve limana bir inci gibi dizilmiş olan  balıkçı teknelerini de unutmamak lazım tabi; zira limana peşpeşe girip çıkan balıkçı teknelerinin o doyumsuz manzarası hafızalardan zor silinir.  Limanın gözdesi bu balıkçı teknelerine yatlar eşlik eder. Amasra ve çevresini gezdiren yatlar hem Amasra'nın etrafını dolaşmak hem de Karadeniz'in hırçın suyuyla dans etmek isteyenler için kaçırılmaz bir fırsattır. 

Eşsiz manzaraya tanıklık edin

Amasra'da her küçük tatil beldesinde olduğu gibi yöreye özgü el sanatı ürünlerin satıldığı küçük çarşılar bulunur. Yöre insanın ne kadar yaratıcı ve maharetli olduğunu kanıtlayan, el sanatı ürünlerin sergilendiği Kaledibi ve Çekiciler Çarşısında birbirinden güzel ağaç oymacılığı ile yapılmış bastonlar, ev eşyaları, süs eşyaları rafları süsler. 

Bu kültürel değerlerinin yanı sıra Amasra aynı zamanda tarihi değerlere de ev sahipliği yapmaktadır. Yörenin en önemli tarihi kalıntısı Amasra Kalesi'dir. Küçük bir yarımadanın üzerindeki Kale, Bizanslılar tarafından yaptırılmış, özellikle Ceneviz dönemlerinde değişikliklere uğramış ve 14-15 yy’larda Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinde de ciddi onarımlar görmüştür. Kale'nin içinde 9. yy.'da yapılmış ve Fatih Sultan Mehmet'in 1460 yılında Amasra'yı fethinden sonra camiye dönüştürülmüş bir de Bizans Kilise'si bulunmaktadır.

Amasra Kalesi, Boztepe ve Zindan mahallelerinden oluşan iki ada kütlesi üzerinde bulunur. Bu iki adayı kemerli bir köprü birleştirir. Bizans mimarisinin izlerini taşıyan köprüden Boztepe'ye geçilir. Surların üzerinde kurulmuş evler, eski taşlarla döşenmiş yokuş ve dar sokakların önündeki rengarenk çiçeklerin bezediği sokakların nostaljik bir hava kattığı Boztepe, büyüleyici bir manzaraya sahiptir. Halkın (Ağlayan Ağaç) dediği tepede karşıdaki küçük Tavşan Adası'nda yaşayan tavşanları dürbünle seyretmek mümkündür.

İşte Fatih'in çeşm-i cihanı Amasra, yaşattığı tüm bu güzelliklerle hafızanızda eşsiz bir tat bırakır. Küçük bir belde olmasına rağmen Kale'sinden, çarşılarına, denizinden balığına kadar büyük bir kültürel ve tarihi zenginliğe ev sahipliği yapar.




TESKOMB©2004